laik devlete geçişte diyaneti kurmak

laik devlete geçişte diyaneti kurmak, kurgulamak ve sonrasında gelinen nokta yök gibi, köy enstitüleri gibi bir yer olunca mutlak devlet endeksli düşünenler kalkmasın diyor. herkese aynısından versin diyor.

hilafeti kaldıracaksın, devleti laik anlayışa göre dizayn edeceksin ama diyaneti koyacaksın.

aslolan şu ki : gayette islami bir toplum olan ve ümmetçi aydınlarında olduğu ‘bağımsızlık hareketini’ yumuşak geçişle ‘modern’ topluma evriltmenin aracıydı diyanet. ulus devleti inşanın araçlarında biri de köy enstitüleriyken.
devletin laiklik anlayışına göre fetvalar verecek, halkı avrupa düzenindeki gibi seküler, kapitalist düzene uygun dini ve toplumu oluşturmaktı.
ama o da olmadı. çünkü hepimizin malumü kemalist ideologların, bürokratların aksine özellikle 50den sonra gemi su almaya başladı. ulusal, kapitalist, seküler devlet görünürde laikti fakat uygulamalarda hep dinseldi. bakmayın siz hükümet etrafının mazlum edebiyatına. bürokraside ve devlet katında chp sinden sağın ucuna kadar hep milliyetçi mukaddesatçı kişiler yer almaktaydı.
gel zaman git zaman bu kurumlar ve kanunlar mukaddesatçı bürokratların eline geçti.

tabi ki seçilmişler eliyle. ‘demokrasi’ yoluyla. 60 ından 71ine, 80 e tüm darbelerde de bu durum değişmedi.

bakmayın çoğu solcunun 60 darbesi iyiydi demesine. sitemin kendine reset attığı, ‘komünizm’ virüsünden koruma refleksini fayda olarak algılamalarına.
‘devletin dinin imamları’ sünni hanefi inanışın, tarikatlarının imamları oldular.

toplumun bir inanç kesimine inanç hizmeti götürülür dahası dayatılır oldu herkesin devleti tarafından.
ve gün oldu devran döndü birileri geldi ‘mazlum’, ‘devlete rağmen’ halk tarafından getirildi.

hesap sorulur oldu tarihten, zulümden, zalimlerden tarihsel süreç olarak. hak hukuk aranır oldu.

ki birileri öteden beri arıyordu. cem evleri olsun istendi. bizi de inanç olarak görün, bizim de ‘dede’mize imam gibi maaş bağlayın dedi kimileri de.
buna dahi dahi karşı çıkıldı ayak direndi. ama sonra görüldü ki yök te de olduğu gibi.

elinde değilse kaldırmak için bağıracaksın özgürlük nidasıyla – ki bunu yapan egemen, kaldı ki egemenin özgürlük sorunu yoktur- eline alınca da fetva makamı yapacaksın, kurallar dizgesi haline getireceksin, uyduracaksın kemalist devlet kurgusu gibi.

akp hükümeti aynıyla meşru artık. eleştirdiği sistemin tam da simetrisidir artık.
oysa kimse kimsenin dinini, inancını tanımla yetkisine sahip değildir.

devlet kurumu inançları, değerleri tanımlama yetkisi verilen bir kurumda değildir.

hal böyle olunca şuna din, berikine mezhep, diğerine içinde dışında tanımı yapamaz, yapsada meşru değildir.
son söz olarak: herkes kendi inancını örgütleyebilmeli, öğrenebilmeli, yaşayabilmeli. bu da özgürlükçü bir kurguda olur.

devletin taraf olmadığı, yönlendirici kurumlar oluşturmadığı bir sistemde mümkündür. yani diyanet kaldırılmalıdır.

yökün de kaldırılması gerektiği gibi. bilinmeli ki osmanlıcıların övündüğü sistemde bile devlet ne ibadethane açardı, yapardı, ne de din adamı atardı.

( islamda din adamlığı makamı da yoktur ayrıca)

kaldı ki laik denilen ülkede, laikliği savunan kişilerin diyanet kaldırılmasın da

bize de hizmet etsin yaklaşımı yanlıştır, özü ile çelişen bir durumdur.

 

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

bir vazgeçilmez teknik direktörün den hali

Paz Tem 15 , 2018
laik devlete geçişte diyaneti kurmak, kurgulamak ve sonrasında gelinen nokta yök gibi, köy enstitüleri gibi bir yer olunca mutlak devlet endeksli düşünenler kalkmasın diyor. herkese aynısından versin diyor. hilafeti kaldıracaksın, devleti laik anlayışa göre dizayn edeceksin ama diyaneti koyacaksın. aslolan şu ki : gayette islami bir toplum olan ve ümmetçi […]

You May Like