adı canı kadar

“hani basucum(uz)da bir cinar” dir bizi yasatan aslinda aldigimiz nefesteki agacin otun bocegin suyun kadrini bilmektir bizi var eden gelmis gecmemis insanlarla beraber evet olecegiz ve unutulacagiz bir vakit sonra cinarda zeytinde yasayacagiz adimiz olmasa da her canli olurken kimileri hakikaten olecek herkesin adı canı kadar olacak olanin bitenin asli budur o kadar musa ertürk

devamı...

yemedik yedirdik

yedirmeyiz; gdo lu sebzeleri, gdo lu hayvanları demedi hiç. yedirmedik; her canının istediğini, dengeli ve sağlıklı besinleri dediğini de duymadık. varsa yoksa koltuk ehli yedirmedikleri ama ne olurdu bizim de karnımız doysaydı yedirmediler aç kaldık yemedik yedirdik rızkımızdan ömrümüzden çaldiklari ömürleri bayraga sardilar arkasindan gürültüyle aglasarak yetmedi ac gozlerine kutsal kitaplarinin aralarina paralari sokusturdular suc […]

devamı...

canı çıkar kelimelerin

ayağımızda taş olsaydı bağlanmış kilolarca bedenimiz zincirlenmiş olsaydı beton bir duvara yine de silkelenirdik kurtulmanın yollarını arardık oysa nefes bile alamıyorsak öldüğümüzü duymasınlar diye midir sessizliğimiz dumani yukselir acinin kentte cani cikar kelimelerin dugum dugum bogazimizda bir insanliga bisey olmaz satir satir konusmalarda acisi kokar canin yeryuzune yuzsuzluge tukururcesine iki çift lafım olacaktı zalime şurada […]

devamı...