isa dua ederken

kanatlarina asılmış siluetleri gezdirirdi yoksulluğunda güneşin terorize vakitlerin kimliksizliğinde çarmıha gerilmiş muhammedi buldular ayak ucunda isa dua ederken hakka hasbihal yoktu sabah yoktu aksam çoktu selam kimsesiz bir piçdi melekler durmadan kitap indiriyor kitaplar satir satir kesiliyordu ben sizi tanışasınız diye kavimler halinde yarattım dedi bir ses harf harf ikra ikra ikra dedikten nice sonra dinin saltanında bir alim zindanını şereflendiyordu iktidarin ayagi zincirli bedeni tutsak kirbaç kirbaç cezalar hükmolundu hakk icin kul cehennemine gönderdi hakkin kulunu eyy hakk eyy nefesi hakeden vücut ey küfrü ibadet bilen aciz sonra kanadı…

devamı...

fil kadar nefs

kuşlarin yuvasina tünemiş irmagi bayira sürmüstük el kadar cüssemizle fil kadar nefsimizi besleyememiştik dinazorlarin son nefesini izliyorduk harap yeryuzunde yüz sürdüğümüzü kirleten pervasiz arzularimizla tutkumuz kadar tutsak kör algilarimiza elpence divan durmuşuz dumanı tüten dünya son nefesini verirken göçmen kuşlar döndü sonra biraktiklari yuvalarina manda inmiş söğüt dalından insan çıkmiş kerevetine gökten üc elma beklemişler beklemişler beklemisler hep haram elma düşmüş alı al parlakligi ayın ondördü ısıran ev yapmış kat kat seyreden kira tutmuş yiyenin katlarından duman tutmez olmuş duran görünmez olmuş develer tewitlemiş pireler yatak yorgan yaktırmış kelimeler sadece…

devamı...