yine filler ve çimenler…

“filler tepişir çimenler ezilir” hayatımızın neredeyse her anında olan bir klişedir. yaşadığımız coğrafyada zaman geçse devir değişse de bu talih ya da kader hiç değişmiyor. 15 temmuz darbe girişimi ve sonrası da böyle bir zaman dilimi. 

darbe girişimi sonrasında OHAL koşullarında bir KHK metni ile  kamu da pek çok memur işinden atıldı. pek çoğunun ne adli ne disiplin cezası kovuşturması vardı. yine pek çoğu alt gelir sınıfından gelip dişiyle tırnağıyla kazandığı memuriyeti işini somut yasal hukuki dayanak olmadan kaybettiler. ağır travmatik bir çok öyküyü aslında yaşamı ne kadar habere dökülebilir ise o kadarıyla zaten duyuyorsunuzdur, okuyorsunuzdur. onlarca insan intihar edip yaşamına son verdi. KAPALI KADIN PSİKİYATRİYE HOŞ GELDİNİZ kitabı’da bu acı sonun kenarından dönüş kitabıdır.

bir gece khk haberi gelir. “ihraç oldunuz”dur haber, geçmiş olsundur cümlenin devamı. geçmez bir türlü. ta ki kapalı kadın psikiyatriye kadar uzanır yol. tırnakla terle açlıkla elde edilen ekmek, yine alınmıştı elinden. ve ona göre artık yaşıyor numarası yapmanın anlamı yoktu. kitap buradan başlar, ülkenin farklı farklı kadınlarının benzer öyküleriyle devam eder.
KHK’larla bir gecede insanların hayatları değişti. Yıllarca emek verdikleri işleri, umutları ellerinden alındı. Biz haberlerde belki onları sayısal veriler olarak izledik sadece, “bilmem kaç bin kişi yeni çıkan KHK ile işini kaybetti” Oysa onların bir de günlük hayatları, gelecekleri, öğretmen olanların sevdiği öğrencileri, meslek edinmek için girdikleri zorlu sınavlar, ödemeleri gereken faturalar kiralar, verdikleri bir mücadele vardı… İşte bu noktada neler yaşadılar. Sayısal verilerin ötesinde bu KHK’lar insanların hayatlarını nasıl etkiledi. Zeynep Yılmaz yazdı ÖTEKİ YAYINEVİ yayınladı.
darbe girişimi ile, uzaktan yakından ilgisi olmayan hatta sıradan bir hayat süren binlerce insan aynı torbaya doldurulup bir köşeye atılıvermişti. bir nesne, sıradan bir eşya gibi. ve hatta ne yakınlarına ne kendisine başka alanda iş yapma olanakları bile tanınmayarak. aynı ortaçağda vebalıların tekneye doldurulup ölmeleri için bir adaya bırakılmaları gibi. oysa 21.yüzyıldayız. insanlık bir çok kazanım elde etmiş. demokrasi hukuk aşamalar kaydetmiş….21.yy başında bir çok medeniyete beşiklik etmiş bu coğrafyada yaşananlar akıl alır değildi. siyasi uzantıları bilinmeyen ama bir çok sermaye sahibi olan aklanmışken çimenlerin ezilmesi akıl almıyordu almıyordu almıyor.
dünyanın değilse bile en azından bu coğrafyanın çimenleri bilin ki üzerinizdeki hiç bir filin senin değil. sözlüklerinde ben ben benden başka kelime olmayan fillerin hiç birinin tarafında olmamak en doğrusu. gözleri karınları doymayan filler mümkünse ötede tepişsinler biz seyredelim sadece. ve insan hakları, hukuk, demokrasi herkes içindir. özellikle de çimenler için.
musa ertürk

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

tokluk ve açlık

Paz Tem 14 , 2019
“filler tepişir çimenler ezilir” hayatımızın neredeyse her anında olan bir klişedir. yaşadığımız coğrafyada zaman geçse devir değişse de bu talih ya da kader hiç değişmiyor. 15 temmuz darbe girişimi ve sonrası da böyle bir zaman dilimi.  darbe girişimi sonrasında OHAL koşullarında bir KHK metni ile  kamu da pek çok memur […]

You May Like