bir göç başlar hiç öncekilere benzemez. oysa kaç sefer göç etmişti daha önce. saymamıştı hiç ama çoktu işte. okul için, iş için, eş için . bu hiç birine benzemiyordu.

ıslak caddelerinde sömürünün ışıklarının oynaştığı kent nasıl terli alnımızın şavkında senin silüetini taşıyorsak bizim de tozlu ayak izlerimiz senin bağrında eylemek istediğimiz sloganlarımız, karbonlu havana karışırken telaşla kaçıp gürültüye getiriyorsun ya karışıyorsun kimliksiz gölgelere bir pazar günü neşesiyle donattığımızda sokak sokak damarlarını utanmadan bize de gel insanlar gülerken hep bir […]

sen sokağımızdan geçmeyen tebessüm eden çiçek sen çocukluğumuzun elindeki son model tel araba sen hep çocuklara konulan isim olarak kalan barış sen var ya sen hep umutsun olsan da her renk insanın ortak bahçesisin gülücükler derilecek   musa ertürk

genetiği değiştirilmiş  kelimeler yağıyor sağanak ne iş olsa yapan yetenekli kişinin vasıfsız kimliğinden ve insanlar konuşa konuşa anlaşır musa ertürk

transferin en değerlisini roma kulübü yaptı. transferlerini, kayıp kişilerin fotoğraflarını yer aldığı bir görüntü eşliğinde paylaşan italyan kulübü roma’nın kampanyasıyla kayıp bir çocuğa daha ulaşıldı.

“Kimin ‘kahraman’, kimin ‘yasadışı’ olduğuna karar verecek otoritelere ihtiyacımız yok”diyor tepeden tırnağa insan. din, ırk ayrımı ya da benzerliği gözetmeden ve zaten onun için insan.

futbolumuzun klasik, beylik ifadelerindendir: bu hakemlerle bu lig bitmez. ama yaşadığım, gördüğüm en çirkef sezonlar bile bitti. hem de çok güzel bitti(!)