admin 15 Aralık 2019

spor malzemeleri sektörün en naif elemanları görünüyor. ortada kıyasıya bir yayın hakkı geliri, bahis şirketleri vb paranın en en enlerinin döndüğünün piyasadan bahsediyoruz sonuçta.

ülkemizde sıradan hakem hataları olarak konuşulan futbol düzeni aslında 3 temmuz sürecinde tekeri patlatmıştı. ama kim görecek değil mi? rahatlığında haksız sayılmazlar. çünkü hala basit hakem hataları üzerinden herkes işini görüyor. oysa en iyi işini bilen sistemdir. sıradan insanları, satır arası okumayanları, bir ona bir buna yaparak idare etmek kolay. dahasında da istediğin sonuca ulaşırsın böylelikle. herkes bağırır. dersin ki herkese hata yapılıyormuş. “sistemli”, organize olmadığına ikna olursun.

takımının hakkının yenildiğini düşünen hoca kaç hafta sonra konuşuyor? hem de ligi domine eden takımıyla maç yapmadan önce neden konuşuyor? sus diyen mi vardı o kadar sürede. ki maçın ilk pozisyonunda islaya sarı kart gösteriliyor. sonra o kadar faule, taktik faule rağmen, bu hocanın takımına 60. dakikaya kadar kart çıkmıyor nedense. ertesi hafta da derbi haftası, kart sınırında olanlar da var.

oyunda ne vardı ?

her hafta oynanan bir oyundu. çok fark yoktu. ne fenerbahçe için ne de oynadığı takım için. sadık sakatlanınca aklıma aklıma tolga girer, gustavo stopere çekilir gelmişti. ersun hoca bu kez mevkiyi önemsedi, orta sahayı tutmayı önceledi demek ki zankayı aldı oyuna. olmadı…rakip ip gibi diziliyor, defans arkasına bir top atılmıyor. benzer pozisyonlarda gol yeniyor. bu da tuhaf bir durum. açıklanması zor. benim gibi uzaktan seyredenler için hele de. işin tuhaf bir tarafı ve fenerbahçe taraftarının anlamadığı gariplikse şu ki aynı oyunu aykut kocaman da oynattı ama yenildi, puan kaybetti. ve böyle oynanmayacağını anladı. üstelik vasat bir takımla. ezber, kolaylıkla tedbir alınacak hücum opsiyonları olan bir takım ersun hocanın oyun planında. çift forvet değil de kanat değişiklikleri üzerine sürekli hamle yapıyor üstüne üstlük. performans ne olursa olsun. kruseden efektif bir fayda alınamıyor.

maç istendiği gibi gidiyor. “anadolu” takımı, ülkenin en çok şampiyon olan anadolu takıman karşı öne geçiyor. işler daha da rahat artık. ama o da ne maç ne güzel bitecekken 1-2 oluyor. maç içinde, hatta her maçta onca faule maruz kalan ama faul alamayan “rakip” topçu yaptığı hareketle direkt kırmızıyı “alıyor”. sonra diğeri…

kim kazandı ?

maç sivas-fenerbahçe görünüyordu. sivas kazandı, hanesine 3 puan yazıldı ama bir başka takım altı puan kazanmıştı sanki. yıllar önce yılmaz yücetürk yazmıştı futbolda hocaların nasıl hoca olduğunu. o zamandan bu zamana daha da kirlendi dünya, gezegen, haliyle spor ve futbol da. ve yine kocaman kelimelerle aykut anlattı sezon sezon her maçtan önce ve sonra.

ünal hoca başarılı. trabzonspor süper. abdullah avcı da en iyi hocalardan. beşiktaş takım olarak vasat ama hoca işi düzeltti pompalamaları olmadan yorumcu dinleyen var mı? sanmıyorum.

sonuç olarak; bu hafta sivas kazandı, haftaya belki beşiktaş kazanacak. ancak insan düşünmeden edemiyor: komplo teorisi olacak ama fb’li bir tff başkanlığında şampiyon olmak trabzonspor için 2010/11 ‘i kapattırmaz mı? başakşehir gibi elindeki kupayı düşürmezse.

 

0Shares

Leave a comment.

Your email address will not be published. Required fields are marked*