Anadolu lisesini bitirdikten sonra, üniversite sınavında derece yaparak Cerrahpaşa Tıp Fakültesine girdi.. Okudu.. Çalıştı.. Tıp Fakültesini birincilikle bitirdi.. Doktor oldu..

1989 yılında, İstanbul’a ilk kez gelen Carlos Santana, alanda karşılanıp konaklayacağı otele getiriliyor. İlk gün serbest, akşama basın toplantısı yapılacak. Dinlenmek yerine, “Çıkalım İstanbul’u dolaşalım,” diyor.

I. bir elma mıydı bu sürgünün sebebi yoksa sen git kendi cehenneminde mutlu ol pişmanlığı mıdır tanrının yaptığı bilinmez ama yaşam olan tek gezegen yanılgısıdır yeryüzü tüm bilim insanlarına karşı öldüre öldüre büyüyen insanımsı tanrı bozmalarınca II. son nefesin telaşında tutuşur tutkuların uluların dünyasının beyhude çırpınışları cepteki bulutlar çekmeceye anı […]

kapıları işaretli evlerin sokağında, taş duvarda “cenazeye gittik, döneceğiz !” yazıyordu bildiğimiz harflerle.

kolsuz bir ömür tatmamissindir da bacaksiz mutluluk duydun mu hic zehirli dilin ucundan cikan vur emriyle askida ekmek saksida tarla cebimizde buyuk insanlik meydanlarda krallar arkasinda terzileri onunde cocuksuz bir kalabalik yoksa bundan mi once cocuklari vurdular musa ertürk

nutuklar gönderiyorum bedelsiz her coğrafyanın laf ebelerine kurduğum kürsülerde konuşun diye bu iletişim çağında sağır edercesine gözleri kinden dağlanmış kusursuz kalabalıkları kusturun öfkeden bir de insanlık tarihinin en düşüğünde kavim borsası daha da düşecek belli ki ben yinede şimdiden ucuza kavimler kapatıyorum şehadet ederine petrole yatırıyorum hiç bir halta yaramayan […]

yağmur ıslatsaydı geçtiğin yerleri kokunu alırdım topraktan önce ya da toprağa değmis olsaydı ayakların aylakların izleri arasından seçer bulurdum oysa esrarengiz suçluların düşürdüğü parmak izlerini inceliyorum simdi askıda suretleri bırakılmış saçma gönül hikayelerine çıkıyor hepsi hepsi delice seviyor hepsi ölümüne dokunsaydın bir dala cirilciplak karanlik laciver bir mevsimdeki ruzgarin turkusunu […]