fırtınanın gürültüsünde boğulan günler kelepçe gibi ayaklarda ağırlık yapıyordu. alınan istemsizce her nefes kadri sorgulanmayan bir fazla nefesi arzuluyordu. tam bu sırada ne kadar kutsal varsa can veriyordu. her münafık kul gibi doğan güneş de. sarısından hüzün kırmızısında kan damlatıyordu. günün ilk ışıklarında avuçlanan gökyüzü göze maviyi içiremiyor, yıkamıyordu. gürültü mü […]

daha demin yeniydi an daha dün yaşanmıştı anı eskimeye ne kadar alışık ne kadar istekli yarına koşarken zaman musa ertürk

çocuk simit iste oyuncak iste mızmızlan uyumak isteme ama sen barış istiyorsun git çocuk git büyüde gel musa ertürk

bardak kıramazdım kazayla kalem silgi kaybedemezdim hatayla içlenirdim kızardım herkesin başına gelirdi oysa o sıra değer vermeyi öğrenmişim eşyalara değilse de insana çok sonra öğrendim bunu canları dahi saydıklarında musa ertürk

“hani basucum(uz)da bir cinar” dir bizi yasatan aslinda aldigimiz nefesteki agacin otun bocegin suyun kadrini bilmektir bizi var eden gelmis gecmemis insanlarla beraber evet olecegiz ve unutulacagiz bir vakit sonra cinarda zeytinde yasayacagiz adimiz olmasa da her canli olurken kimileri hakikaten olecek herkesin adı canı kadar olacak olanin bitenin asli […]

yedirmeyiz; gdo lu sebzeleri, gdo lu hayvanları demedi hiç. yedirmedik; her canının istediğini, dengeli ve sağlıklı besinleri dediğini de duymadık. varsa yoksa koltuk ehli yedirmedikleri ama ne olurdu bizim de karnımız doysaydı yedirmediler aç kaldık yemedik yedirdik rızkımızdan ömrümüzden çaldiklari ömürleri bayraga sardilar arkasindan gürültüyle aglasarak yetmedi ac gozlerine kutsal […]

müşteri memnuniyeti esastır beğenileri direkt bize hemen bildiriniz şikayetlerinizi hemen ahrete havale edebilirsiniz bedeli ödenmiş gönderi ile musa ertürk

ayağımızda taş olsaydı bağlanmış kilolarca bedenimiz zincirlenmiş olsaydı beton bir duvara yine de silkelenirdik kurtulmanın yollarını arardık oysa nefes bile alamıyorsak öldüğümüzü duymasınlar diye midir sessizliğimiz dumani yukselir acinin kentte cani cikar kelimelerin dugum dugum bogazimizda bir insanliga bisey olmaz satir satir konusmalarda acisi kokar canin yeryuzune yuzsuzluge tukururcesine iki […]

geldik sonra görmek lazımdı gördük acıyı, hüznü, yokluğu kendimizde varlığı, neşeyi azında ve gitmek lazımdı değil mi her gelen gibi neyine gerek deyip gömütünden başka senin olmayan toprağa taşa tükürüp git gidebilirsen umudu tüketebilirsen musa ertürk

buraya dikkatli bakın şimdi kendinizi göreceksiniz göremediniz mi merak etmeyin zaten sizi, bizi gören yok görünmezliğinizi bilin istedim musa ertürk