admin 21 Temmuz 2018

göksel kitaplar kanatlandı her meydandan kibrin sultanlarının hırkaları rengarenk şalvarım sarığım dillerinde emin adımlarla bizden uzaklaştılar az önce semadan bahar aldatan kuşlarının sesleri düştükçe kürsülere yalancı çoban bir çiftlik sahibiydi artık gece yazıyordu sokağın başında gün indiğinde insanların yüzüne sessiz olsunlar bozulmasın uykusu dünyanın diye alınlarında şavk ile dolaşanlar görmedi bir bu yazıyı musa ertürk

admin 21 Temmuz 2018

şimdi imbiğindeyiz hayatın şimdi zamanın tam içinde hızlı mı yavaş mı bilmediğimiz şimdideyiz ne geçmişiz ne geleceğiz hep şimdiyiz şimdi günleri sayarsın sıkılınca bazen saatleri de saydığın olur daha da sıkılınca özlemek vardı dersin dağların kavuşması gibiydi o dağ bu muydu dersin belki de dağın kışın karanlığında görünmeyipte yazın her günü tepesinden eksik olmayan güneşe […]

admin 21 Temmuz 2018

eğer bir gün kuş olursam uçmam demeyeceğim ama yürüyenlere sürünenlere yüzenlere kem bir söz etmeyeceğim. eğer bir gün sürüngen olursam yine sürüneceğim ama uçana koşana zıplayana hin gözle bakmayacağım. eğer bir gün insan olursam konuşmayacağım demeyeceğim ama arının balını ineğin sütünü tavşanın kürkünü çalmayacağım. eğer bir gün olur da bunlar olmazsa bil ki sebebi benimdir […]

admin 21 Temmuz 2018

kalk oturduğun yerden gökyüzünün tadını çıkaran bir kuş uçsun gözünden unut düşmanı zalime inanmış müridleri korkakları da unut işte sana kocaman umut musa ertürk

admin 21 Temmuz 2018

zaman ölüyordu dudaklarımda hece hece ve gece olanca haşmetiyle çöreklendikçe hırsızların arsızların hayınların küçük gayri resmi çetelerin cüzdanlarında ikametgah görünürdü gece hep korku salan ve gündüz ama güpe gündüz bankalar siyaset tacirleri halk hokkabazları demokrasi cazgırları vardı tertemiz elbiseli gülen yüzlü peşlerinden koşmaktan yorulmadığımız “ne güzel komşumuzdu” hep sığındığımız zaman değil gündüz ölmeliydi dudaklarımızda güpe […]

admin 16 Temmuz 2018

geceden yorgundu. aslında zaten sabaha karşı uyumuştu. gözleri uykusuzluktan, dumandan kırmızı da olsa kalkmak zorundaydı. zor bela bulmuştu işini çünkü.

admin 16 Temmuz 2018

ben gittikce bana kalanlar cogaliyordu. onlar buyudukce ben kayboluyordum. sen gorunmezdin zaten demeyin mesele gorunur olmak degil ki.

admin 16 Temmuz 2018

dağ başındaki tarlasından topladığı meyveleri katırına sarıp ovaya, kasabaya getirir satardı. başında terini tutan mendilinin üzerinde kasketiyle sokak sokak katırıyla gezerdi. 

admin 16 Temmuz 2018

çingene zamanların tam ortasında “ne olacak şimdi?”, “yarın olacak mı?” en çok sorduğu sorulardandı herkes gibi.