tekerrür

çekebilir misiniz zamanın dişini, bu aralar başıma vuruyor iyice sızısı

gar

“an gelir” yok olursun kimi zaman sevgilinin koynunda daha fazla puşt namlusunda gar gidenlerin noktasidir…

kent

ıslak caddelerinde sömürünün ışıklarının oynaştığı kent nasıl terli alnımızın şavkında senin silüetini taşıyorsak bizim de…

barış

sen sokağımızdan geçmeyen tebessüm eden çiçek sen çocukluğumuzun elindeki son model tel araba sen hep…

sağanak

genetiği değiştirilmiş  kelimeler yağıyor sağanak ne iş olsa yapan yetenekli kişinin vasıfsız kimliğinden ve insanlar…

insana bakan

her ilkbahar bu coğrafyada toprak kanar gelincik gelincik umudu fısıldayan papatyalar arasından insana bakan pencereleri…